CE Nedir?
 Bireysel Isıtma
 Endüstiyel Isıtma
 Teklif İsteği
makaleler

CE İşaretlemesi Üzerine
  1. Giriş
  2. CE Uygunluk İşaretinin Tanımı
  3. Yeni Yaklaşım
  4. Onaylanmış Kuruluşlar
  5. Global Yaklaşım ve Modüler Yaklaşım
    1. Düşük Riskli Ürünler
    2. Yüksek Riskli Ürünler
  6. CE Uygunluk İşaretinin İliştirilmesine İlişkin Kurallar
  7. CE İşaretlemesi Prosedürü
  8. Teknik Dosya Hazırlama
  9. AT Üretici Uygunluk Beyanı
  10. Piyasa Gözetimi ve Denetimi
  11. CE İşaretlemesinin Taraflara Yüklediği Sorumluluklar
    1. Devletin Sorumlulukları
    2. Üreticinin Sorumlulukları
    3. Dağıtıcının Sorumlulukları

  12. CE İşaretin İliştirilmeden Piyasaya Ürün Arz Etme
  13. Sonuç
  14. Kaynaklar


1. Giriş
Bilindiği üzere, 20 nci yüzyılın ikinci yarısından itibaren hız kazanan Dünya ticaretindeki serbestleşme hareketleri çerçevesinde gümrük vergileri, fon ve miktar kısıtlamaları gibi engellerin kaldırılması sonucu korumacı politika uygulama imkanlarını büyük ölçüde kaybeden ülkeler, bu defa, insan sağlığı ve emniyeti, çevre, hayvan ve bitki yaşam ve sağlığı ile tüketicinin korunması gibi gerekçelerle yaratılan teknik engelleri kullanmaya başlamışlardır. Sağlık ve emniyet gibi temel kriterler söz konusu olduğundan, teknik engellerin kaldırılması veya azaltılması yolunda müzakere ortamı yaratılması için haklı nedenler bulunamamaktadır. Bu nedenle teknik engellemeyi getiren ülkelere ürün pazarlarken bu engelleri bertaraf edici çalışmaların yapılması bir zorunluluk haline gelmektedir.

Ülkemizin özellikle gelişmiş ülkelere yaptığı ihracatta karşılaştığı bu gibi teknik engeller, son yıllarda serbest dolaşımın sağlanması hedefine ulaşmadaki en büyük problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu itibarla, serbest ticaret ortamı içerisinde ihracatımızda beklenilen ve arzu edilen atılımın gerçekleştirilmesi açısından, teknik mevzuatımızın ve uygulamalarının gelişmiş ülkelerdekine paralel bir şekilde düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. Ülkeler, teknik düzenlemelerin, standartların ve uygunluk değerlendirme yöntemlerinin uyumlaştırılmasının, söz konusu teknik engellerin aşılmasında en önemli araç olduğunu dikkate alarak, global ve bölgesel entegrasyon anlaşmaları vasıtasıyla bu uyumu en geniş anlamda sağlamaya çalışmaktadırlar. Sözü edilen teknik engellerin en çok bilineni ve en yaygın şekilde kullanılanı AB nin oluşturduğu CE uygunluk işaretidir.


2. CE Uygunluk İşaretinin Tanımı
CE işareti, ürünlerin serbest dolaşımını tam anlamıyla sağlayabilmek amacıyla Avrupa Birliği'nin, ürünlerin teknik yapılarına ilişkin mevzuatı basitleştirmek ve genelleştirmek için 1985 yılında oluşturduğu "Yeni Yaklaşım" çerçevesinde uygulanan bir sağlık ve güvenlik işaretidir. Uygunluk değerlendirme prosedürlerinin ve temel emniyet gereklerinin belirlendiği Yeni Yaklaşım direktifleri, bu ürünlerin direktiflerin temel emniyet gereklerine uygunluğunu şart koşmuş ve uygunluk değerlendirme çalışmaları ile ürünün direktife uygunluğunun belgelendirilmesi istenmiştir. Bu çerçevede Yeni Yaklaşım Direktiflerine uyumun belgelenmesi halinde, ürün uygunluğunu göstermek üzere ürün üzerine "CE" işareti iliştirilmesi kararlaştırılmıştır.

CE işareti, AB genelinde önceden kullanılmış olan değişik uygunluk işaretleri yerine, AB direktiflerine uygunluğu tanımlayan ve ürünün güvenli olduğunu simgelediği gibi, ticari açıdan da ürünlerin bir AB pazarında dolaşımı sırasında bir çeşit pasaport işlevi görmektedir. Üzerinde CE işareti taşıyan bir ürün AB içerisinde serbestçe hiçbir engelle karşılaşmadan dolaşabilmektedir. AB'de ve Türkiye iç pazarında "CE" işareti kapsamına alınan ürünlerin bu işaret olmaksızın pazara sunulması mümkün değildir. Bu kural, hem Birlik pazarında üretilmiş olan ürünler için, hem de üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünler için geçerlidir.

Üreticinin garanti beyanı olan ve bir anlamda da ürünün pasaportu şeklinde nitelendirilen CE işareti bir kalite işareti değildir. CE işareti, üzerinde bulunduğu ürünün, insan, hayvan, bitki sağlığı ve güvenliği ile çevreye zarar vermeyecek şekilde hazırlanan teknik mevzuata uygun olarak üretildiğini gösterir ve aşağıda görüldüğü gibi sembolize edilir:

CE Uygunluk işareti, başlangıçta "Avrupa normlarına uygunluk" anlamına gelen "Conformite Europeenne" sözcüklerinin baş harflerinden oluşmakta iken 1995 yılından itibaren "Community Europe" ifadesinin baş harfleri olarak kullanılmaya başlanılmış ve yukarıdaki şekilde sembolize edilmiştir.


3. Yeni Yaklaşım
Yeni Yaklaşım Direktifleri, ürünlerin daha güvenli hale getirilmesi ve ürünlere ilişkin teknik mevzuatın basitleştirilmesi amacıyla AB ülkeleri tarafından 1985 yılında oluşturulmuştur. Temel ilkesi, AB sınırları içinde mevzuat düzeyindeki teknik kurallar ile bu kurallara paralel olarak hazırlanan standartların tümünün uyumlaştırılmasıdır. Klasik Yaklaşım çerçevesinde mevzuat uyumlaştırmasına konu olan başlıca alanlar; tekstil ürünleri, elektrikli aletler, eczacılık ürünleri ve kozmetik ürünler, gıda maddeleri, tehlikeli maddeler, motorlu araçlar, tüketici ve çevrenin korunması olmuştur. "Klasik Yaklaşım" direktiflerinin çok detaylı ve karışık olmasının üreticileri zorlaması nedeniyle AB, teknik mevzuat sistematiğinde, bazı ürün grupları itibariyle kapsamlı bir değişikliğe gitmiş ve bu değişikliği "Yeni Yaklaşım" olarak adlandırmıştır.

"Yeni Yaklaşım"da direktifler teknik ayrıntıya girmekten kaçınmış ve benzer ürünler ürün gruplarına ayrılmış, ürün güvenliği kriterlerini belirlemek üzere Temel Emniyet Gerekleri" tanımlanmıştır. Ayrıca sağlık, insan emniyeti, tüketici ve çevrenin korunması alanlarında ulusal ve yasal düzenlemelerdeki farklılıklar ticarette engel teşkil ettiği için, "Temel Emniyet Gereklerine" e uygun ürünlerin serbest dolaşımda olması sağlanarak, piyasada dolaşan ürünlerin güvenli olması için bir yöntem oluşturulması amaçlanmıştır.

Yeni yaklaşımın temel ilkeleri:
  • Mevzuat uyumu, Avrupa Birliği'nde serbest dolaşıma giren ürünlerin temel emniyet gereklerini karşılaması (ürünün, insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki yaşam ve sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşulları) ile sınırlandırılmıştır.
  • Direktiflerdeki temel emniyet gereklerine karşılık gelen ürünlere ilişkin teknik özellikler harmonize standartlarda da yer alacaktır.
  • Bu nedenle harmonize standartlara uygun üretilen ürünlerin temel emniyet gereklerini karşıladığı kabul edilecektir.
  • Harmonize standartları veya diğer standartları uygulamak üreticinin isteğine bağlı olup, üretici her zaman diğer teknik dokümanlara (ulusal standartlar veya geçerli mühendislik uygulamaları) başvurabilecektir.
  • Üreticiler, uygulanan direktifte belirtilen farklı uygunluk değerlendirme prosedürleri arasında seçim yapma imkanına sahiptir.
  • Sadece temel gerekleri karşılayan(ce işaretine haiz) ürünler serbest dolaşıma girebilir.

AB de Yeni Yaklaşım Direktifleri olarak adlandırılan Teknik Mevzuat Sistemi, Türkiye ile AB arasında 1996 yılında imzalanan Gümrük Birliği anlaşması ve 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi kararı uyarınca Ulusal Mevzuat haline getirilmiştir. Bu çerçevede, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun 11 Temmuz 2001 tarihinde yayınlanmış ve kanun 11 Ocak 2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. AB Yeni Yaklaşım Direktiflerinin ulusal mevzuat haline getirilmesi sırasında, 4703 sayılı kanunun uygulanabilmesi için gerekli olan uygulama yönetmelikleri ise, 11 Ocak 2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 17 Ocak 2002 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Kanun, bu çalışmaların tamamlanabilmesi için gereken AB Yeni Yaklaşım Direktiflerinin ulusallaştırılması çalışmalarını Yetkili Kuruluşlara bırakmıştır. Yetkili Kuruluşlar sorumlu tutuldukları direktifleri yayınlayarak yürürlüğe girmelerini sağlamış ve böylece CE işareti uygulaması Türkiye'de de zorunlu uygulama haline getirilmiştir.

CE işaretlemesi piyasaya arz edilen tüm ürün ya da ürün grupları için uygulanabilen bir işaretleme değildir. Piyasaya arz edilen ürünün aşağıda verilen Tablo 1'de bulunan Yeni Yaklaşım Direktiflerinin(Yönetmeliklerinin) kapsam bölümünde yer alması halinde yapılması zorunlu olan bir uygulamadır. Tablo 1'de yer almayan ürünlere CE işareti iliştirilmez. CE işareti ürünün ilgili direktif/direktiflere uygunluğu sembolize ettiğinden, Tablo 1 de yer almayan ürünlerin üzerine CE işareti iliştirilmesi tüketiciyi yanıltıcı bir bilgi olduğundan mevcut yasa ve yönetmeliklere aykırı bir eylem oluşturur.

TABLO 1- CE İşaretlemesini Zorunlu Kılan Yeni Yaklaşım Direktifleri(=Yönetmelikleri)
YÖNETMENLİK ADI YÖNETMELİK NUMARASI RESMİ GAZETE TARİH VE SAYISI YÜRÜRLÜK TARİHİ YETKİLİ KURULUŞ
1.Alçak gerilim cihazları yönetmeliği 73/23/EEC 11.01.2002/24637 11.01.2003 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
2.Basit basınçlı kaplar yönetmeliği 87/404/EEC 31.03.2002/24712 (Değişiklik:19.03.2003 /25053) 31.03.2003 (Değişiklik ile geçici madde eklenmiş ve zorunlu uygulama için 01.01.2004 tarihine kadar geçiş dönemi öngörülmüştür.) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
3.Oyuncaklar yönetmeliği 88/378/EEC 17.05.2002/24758 17.11.2003 Sağlık Bakanlığı
4.Yapı malzemeleri yönetmeliği 89/106/EEC 08.09.2002/24870 (Değişiklik:18.02.2006 /26084) 18.02.2006 (Zorunlu uygulama için 01.01.2007 tarihi öngörülmüştür.) Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
5.Elektromanyetik uyumluluk yönetmeliği 89/336/EEC 02.06.2002/24773 02.06.2002 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
6. Makina emniyeti yönetmeliği 98/37/EC 05.06.2002/24776 Yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup; zorunlu uygulama için 05.12.2003 tarihi öngörülmüştür. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
7.Kişisel koruyucu donanım yönetmeliği 89/686/EEC 9.2.2004/25368 09.02.2005 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
8.Otomatik olmayan tartı aletleri yönetmeliği 90/384/EEC 17.04.2002/24729 (Değişiklik:19.03.2003 /25053)(Değişiklik:09.07.2004 /25517) 01.06.2003 19.03.2003 09.07.2004 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
9.Vücuda yerleştirilebilir aktif tıbbi cihazlar yönetmeliği 90/385/EEC 12.03.2002/ 24693 (Değişiklik: 06.09.2003/25221) 12.09.2003 (Değişiklikle yürürlüğe giriş tarihi 31.12.2003 tarihi olarak belirlenmiştir.) Sağlık Bakanlığı
10.Gaz yakan cihazlar yönetmeliği 90/396/EEC 01.04.2002/24713 Değişiklik:19.03.2003 /25053) 01.04.2003(Değişiklik ile geçici madde eklenmiş ve zorunlu uygulama için 01.01.2004 tarihi öngörülmüştür.) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
11.Sıcak su kazanları yönetmeliği 92/42/EEC 31.03.2002/24712 (Değişiklik:19.03.2003 /25053) 31.03.2003 (Değişiklik ile geçici madde eklenmiş ve zorunlu uygulama için 01.01.2004 tarihi öngörülmüştür.) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
12.Sivil kullanım amaçlı patlayıcılar yönetmeliği 93/15/EEC 15.10.2002/24907 Yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup; zorunlu uygulama için 01.07.2003 öngörülmüştür. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
13.Tıbbi cihazlar yönetmeliği 93/42/EEC 13.03.2002/24694 (Değişiklik: 06.09.2003/25221) 13.9.2003 (Değişiklikle yürürlüğe giriş tarihi 31.12.2003 tarihi olarak belirlenmiştir.) Sağlık Bakanlığı
14.Muhtemel Patlayıcı ortamlarda kullanılan ekipmanlar 94/9/EC 27.10.2002/24919 Yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup; zorunlu uygulama için 31.12.2003 tarihi öngörülmüştür. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
15.Gezi amaçlı tekneler yönetmeliği 94/25/EC 02.04.2002/24714 Yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup; zorunlu uygulama için 31.05.2005 tarihi öngörülmüştür. Denizcilik Müsteşarlığı
16.Asansörler yönetmeliği 95/16/EEC 15.02.2003/25021 (Değişiklik:12.01.2005 /25698) 15.02.2003 (zorunlu uygulama 15.08.2004) 12.01.2005 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
17.Basınçlı ekipmanlar yönetmeliği 97/23/EC 10.04.2002/24722 (Değişiklik:19.03.2003 /25053) 01.07.2003 (Değişiklik ile geçici madde eklenmiş ve zorunlu uygulama için 01.01.2004 tarihi öngörülmüştür.) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
18.Vücut dışında kullanılan tıbbi tanı cihazları yönetmeliği 98/79/EC 14.10.2003 / 25259 14.04.2005 Sağlık Bakanlığı
19.Radyo ve telekomünikasyon terminal cihazları yönetmeliğ 99/5/EC 11.05.2003/25105 11.05.2004 tarihinde yürürlüğe girmesi; 11.05.2005 tarihine kadar öngörülen geçiş dönemi sonunda zorunlu uygulamaya girmesi öngörülmüştür. Telekomünikasyon Kurumu
20.Yolcu taşıma amaçlı kablo üzerinde hareket eden araçlar yönetmeliği 2000/9/EC 19.01.2005/25705 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi; 19.07.2009 tarihine kadar öngörülen geçiş dönemi sonucunda zorunlu uygulamaya girmesi, öngörülmüştür. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
21.Ölçü Aletleri yönetmeliği 2004/22/EC - Uyum çalışmaları devam etmektedir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı


Yeni Yaklaşım Direktifleri ürünlerin ilgili direktiflere uygunluğunun kontrol edilmesi işlemlerini "uygunluk değerlendirmesi" ve "piyasa gözetimi ve denetimi" olmak üzere iki şekilde sınıflandırılmaktadır. Ürünün piyasaya arz edilmesinden önceki uygunluk kontrolü "uygunluk değerlendirmesi", ürünün piyasaya arz aşamasında veya ürünün piyasaya arzından sonraki uygunluk kontrolü ise "piyasa gözetimi ve denetimi" olarak tanımlanmakta ve uygunluk değerlendirme işlemlerinin yapılışını ürünün taşıdığı riske bağlı olarak; düşük risk taşıyan ürünlerde üreticinin kendisine, yüksek risk taşıyan ürünlerde ise Yetkili Kuruluşların görevlendirdiği ve Avrupa Komisyonu tarafından onaylanarak AB Resmi Gazetesinde yayınlanmış olan Onaylanmış Kuruluşlar tarafından yapılmasını öngörmektedir.


4. Onaylanmış Kuruluşlar
Onaylanmış Kuruluşlar Yeni Yaklaşım Direktiflerinin en temel yapılanmalarından biridir. Kamu adına görev yaparlar. Bu kuruluşlar, ürünlerin test, muayene ve/veya belgelendirmesini yapmak üzere üye ülkeler veya AB mevzuatını olduğu gibi uygulamak isteyen AB ile ortaklık anlaşması imzalamış olan ülkeler tarafından altyapısı yeterli görülen test, muayene ve/veya belgelendirme kuruluşları arasından seçilerek AB Resmi Gazetesinde yayımlanan kuruluşlar onaylanmış kuruluş (notified body) statüsünü almaktadır. Üye ülkelerce veya AB ile anlaşmalı ülkelerce belirlenen onaylanmış kuruluşların listesi Avrupa Birliği Komisyonuna gönderilmekte ve diğer üye ülkelere duyurulması amacıyla bu listeler AB Resmi Gazetesi'nde yayımlanmaktadır. Bu kuruluşların teknik açıdan yetkin olmaları gerekmektedir.

Türkiye'de faaliyet gösterecek Onaylanmış Kuruluşların mevzuatı olan "Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlara Dair Yönetmelik 11.01.2002 tarihi itibarı ile yürürlüğe girmiş ve daha sonra, Yetkili Kuruluşlar, sorumlu oldukları direktifler konusunda çalışacak Onaylanmış Kuruluşların çalışma usul ve esaslarını belirleyen yönetmeliklerini yayınlamışlardır. Mevzuat sisteminin yayımlanmasından sonra, ilgili mevzuata göre çalışmalarını tamamlayan Onaylanmış Kuruluş adayları Yetkili Kuruluşlara başvurarak Onaylanmış Kuruluş olmak istediklerini beyan etmişlerdir.

Yerli Onaylanmış Kuruluşlar açısından yetkilendirilme süreci oldukça sancılı geçmektedir. 2003 yılında Onaylanmış Kuruluş olmak için başvuran adaylar. üç yıla yakın bir süre bekledikten sonra kimlik numarasına kavuşmuş iseler de, her bir aday tek bir direktif için ve sadece ve sadece kalite modüllerinde yetkilendirilmişlerdir. Bunun anlamı, verilen yetkinin "tam tekmil" bir uygunluk değerlendirmesi faaliyeti için yeterli bir yetki olmadığıdır. Yerli Onaylanmış Kuruluşlarımıza, daha önce başka Onaylanmış Kuruluşlara EC Tip İncelemesi ve Tasarım İncelemesi yaptırmış olan üreticilere kalite denetimleri için sınırlı bir yetki verilmiştir. Daha farklı bir ifade ile söylemek gerekirse, tanınan bu yetki ile, "görünüşte yetkilendirme yapılmış" gibi bir izlenim verilmekle birlikte, yerli onaylanmış kuruluşlarımıza kendi ulusal piyasamızda faaliyet hakkı verilmemiştir. Bu uygulama AB tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bir uygulamadır.


5. Global Yaklaşım ve Modüler Yaklaşım
Yeni Yaklaşım, uygunluk değerlendirmesinin, Avrupa Birliği yasa koyucularına farklı uygunluk değerlendirme mekanizmalarının kullanılmasının olumsuz sonuçlarını görmelerini sağlamıştır. Bu nedenle, her bir işlem için gerekli ve ihtiyaçlara uyum sağlanması bakımından üretim süreci boyunca, uygunluk değerlendirmesinde benzer prosedürlerin uygulanması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle Yeni Yaklaşım ilkelerine ek olarak, güvenilir bir uygunluk değerlendirmesi için gerekli olan koşulların oluşturulması bir zorunluluk haline gelmiştir. Global Yaklaşım'a göre, belli ürünlerin testlerini yapmak ve bu testler sonucunda gerekli belgeleri vermek için her ülkede bazı kurumlar belirlenmekte ve bu kurumların dışında gerçekleştirilen test ve belgelendirme kabul edilmemektedir. Bu bağlamdaki anahtar faktörler, akreditasyon ve karşılıklı tanınma yoluyla bir güven inşa edilmesi ve uygunluk değerlendirmesi için ayrıntılı bir politika ve çerçeve belirlenmesidir. Konsey, belgelendirme ve test konularındaki, 1989 tarihli Global Yaklaşım Kararı uygunluk değerlendirmesi konusundaki AB politikaları için aşağıdaki temel ilkeleri belirlemiştir:

  • Uygunluk değerlendirme prosedürlerinin çeşitli safhaları için modüller geliştirme ve bu prosedürlerin kullanımı, bu prosedürleri gerçekleştirecek kuruluşların belirlenmesi ve CE işaretinin kullanımında uyulacak kriterleri belirleme yoluyla AB'nin yasama sürecinde istikrarlı bir yaklaşım geliştirilmelidir. (Modüler sistemin kurulması)
  • Kalite güvencesi ile ilgili Avrupa standartları (EN ISO 9000 serisi standartlar)nın kullanılması ve kalite güvencesini yürütecek uygunluk değerlendirme kuruluşlarının uyması zorunlu olan gerekler ( EN 45000 serisi standartlar ile ISO/IEC 17000 seri standartları ) genelleştirilmelidir.
  • Akreditasyon sistemlerinin kurulması ve karşılıklı mukayese tekniklerinin kullanılması üye devletler ve AB genelinde geliştirilmelidir.
  • Düzenlenmemiş alanlardaki test ve belgelendirme ile ilgili olarak karşılıklı tanıma anlaşmaları teşvik edilmelidir.
  • Üye devletler ve endüstri sektörleri arasında kalite alt-yapıları bakımından ( kalibrasyon ve metroloji, test laboratuarları, belgelendirme ve muayene kuruluşları ve akreditasyon kuruluşları gibi) var olan farklılıklar ortak programlar aracılığı ile en aza indirilmelidir.
  • Avrupa Birliği ve üçüncü ülkeler arasındaki ticaret karşılıklı tanıma anlaşmaları, işbirliği ve teknik yardım programları aracılığıyla geliştirilmelidir.
Türkiye bu konuda 4457 sayıl "Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun"u çıkararak TÜRKAK'ı akreditasyon konusunda tek otorite olarak ilan etmiştir. Kuruluş çalışmalarını tamamladıktan sonra akreditasyon faaliyetlerine başlayan TÜRKAK, Aralık 2006 itibarı ile 69 Deney Laboratuarı, 35 Kalibrasyon Laboratuarı, 28 Sistem Belgelendirme Kuruluşu, 28 Muayene Kuruluşu, 3 Ürün Belgelendirme Kuruluşu ve 3 Personel Belgelendirme Kuruluşu olmak üzere toplam 166 adet kuruluşu akredite etmiştir. TÜRKAK akreditasyon çalışmalarının yanında tanınırlık konusunda da çalışmalarını sürdürmektedir.Bu çalışmalar sonucunda Avrupa Akreditasyon Birliği(EA) 29.11.2002 tarihinde TÜRKAK'ı tam üyeliğe kabul etmiştir. TÜRKAK tarafından yapılan akreditasyonların EA ve üye kuruluşları tarafından tanınması için TÜRKAK ile EA arasında karşılıklı tanınırlık anlaşması yapılması süreci de tamamlanmış ve TÜRKAK dünya akreditasyon zincirinin bir halkası olmuştur. Bu Türkiye açısından son derece önemli bir kazanımdır.

Global Yaklaşım, daha sonra 93/465/EEC sayılı Kararın güncelleştirdiği ve ikame ettiği 90/683/EEC sayılı Konsey Kararı ile tamamlanmıştır. Söz konusu Kararlar Yeni Yaklaşım direktifleri çerçevesinde kullanılmak zorunda olan uygunluk değerlendirmesi ile ilgili olarak genel rehber kurallar ve ayrıntılı prosedürler belirlemektedir.

Bu durumda, uygunluk değerlendirmesi şunlara dayanmaktadır:

  • imalatçının iç tasarım ve üretim kontrolü faaliyetleri;
  • imalatçının iç üretim kontrolü faaliyetleri ile birlikte üçüncü bir tarafın yapacağı tip incelemesi;
  • üçüncü bir tarafın ürün onayı veya üretim kalite güvencesi sistemleri ile birlikte üçüncü tarafın yapacağı tip veya tasarım incelemesi veya üçüncü tarafın ürün doğrulaması;
  • üçüncü bir tarafın yapacağı tasarım ve üretimin birim doğrulaması veya,
  • üçüncü tarafın tam kalite güvencesi sistemleri onayı
Uygunluk değerlendirme prosedürlerinin kullanımına dair rehber ilkelerin teknik uyum direktiflerinde belirlenmesinin yanı sıra, 93/465/EEC sayılı Karar, CE işaretinin iliştirilmesi ve kullanımına dair kuralları uyumlaştırmaktadır. AB'nin 93/465/EEC sayılı kararına paralel olarak hazırlanan, Türkiye'de CE İşaretinin İliştirilmesi ve Kullanılmasına Dair Yönetmelik 11 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Modüler Yaklaşım, uygunluk değerlendirmesini bir dizi işlemlere (modüllere) ayıran Modüler bir sistem oluşturulması esasına dayanır. Bu modüller, ürünün gelişim aşamasına (örneğin; tasarım, prototip, tam üretim), ilgili değerlendirme türüne (örneğin; belge kontrolleri, tip onayı, kalite güvencesi) ve uygunluk değerlendirmesini gerçekleştiren kişiye ( imalatçı veya bir üçüncü taraf) göre değişmektedir. Modüler Yaklaşımı Tablo 2 de görüldüğü gibi özetlemek mümkündür.

Tablo 2- Modüler Yaklaşım Tablosu

Modüler Yaklaşımda CE işaretinin iliştirilmesi için ürünün taşıdığı risk durumuna göre iki temel esas belirlenmiştir:


5.1. Düşük Riskli Ürünler:
Üretici;
  • direktife uygun olarak ürün tasarımını yapar,
  • ürünün temel emniyet gereklerini karşıladığını göstermek için gerekli uygunluk değerlendirme çalışmalarını tamamlar,
  • ürünle ilgili teknik dosyayı oluşturur,
  • AT uygunluk beyannamesini düzenler ve,
  • ürüne CE işaretini iliştirir.

Ürünün taşıdığı düşük risk dolayısı ile bu çalışmalar sırasında Onaylanmış Kuruluş katılımına gerek olmadığından CE işaretinin yanında Onaylanmış Kuruluş numarası yer almaz.


5.1. Yüksek Riskli Ürünler:
  • Üretici direktife uygun olarak ürün tasarımını yaparak Onaylanmış Kuruluşa başvurur,
  • Onaylanmış Kuruluş, tasarımın temel emniyet gereklerini karşıladığını göstermek için gerekli uygunluk değerlendirme çalışmalarını tamamlayarak AT Tip İncelemesi sertifikası düzenler,
  • Onaylanmış Kuruluş, ürünün temel emniyet gereklerini karşıladığını göstermek için gerekli uygunluk değerlendirme çalışmalarını tamamlar,
  • Üretici AT uygunluk beyannamesini düzenler ve,
  • Üretici ürüne CE işaretini iliştirir.

Ürünün taşıdığı yüksek risk dolayısı ile bu çalışmalar sırasında Onaylanmış Kuruluş katılımı zorunlu olduğundan CE işaretinin yanında Onaylanmış Kuruluş numarası yer almalıdır.

Üretici kendi ürünü ile ilgili uygunluk değerlendirme işlemleri sırasında, ürüne uygun modül ya da modül kombinasyonlarından dilediğini seçme hakkına sahiptir. Burada görülen modüllerden bazıları Onaylanmış Kuruluş katılımı gerektirmektedir. Üreticilerin ürünlerinin uygunluk değerlendirmesinde hangi modül veya modül kombinasyonlarını seçebileceği, çalışma sırasında Onaylanmış Kuruluş katılımının gerekli olup olmadığı gibi ayrıntılar ürün direktiflerinde açıkça tanımlanmıştır. Görüldüğü gibi Modüler Yaklaşım üreticilere uygunluk değerlendirme çalışmalarında seçim hakkı vererek rahat çalışma ortamı yaratılmasını sağlamaktadır.

Çok genel olarak ifade etmek gerekirse CE işaretlemesi süreci iki aşamadan oluşmaktadır: Birinci aşama tasarım aşamasıdır. Ürün tasarım aşamasında iken ilgili direktife uygunluk değerlendirilmesi yapılmakta, uygunluk sağlandıktan sonra üretim aşamasına geçilmektedir. Uygunluk değerlendirmesinin ikinci ayağını üretim süreci oluşturmaktadır. Her iki aşamada da uygunluğun sağlanması halinde, CE işareti üretim sürecinin sonunda bizzat üretici tarafından ürün üzerine iliştirilmelidir. Üretim tamamlanmadan CE işareti iliştirilmesi uygun değildir. Bu nedenle yalnızca tasarım aşamasını gösteren B modülüne uygunluğun sağlanması CE işaretinin iliştirilmesi için yeterli bir çalışma değildir.


6. CE Uygunluk İşaretinin İliştirilmesine İlişkin Kurallar
CE işareti, ilgili direktifler çerçevesinde tüm temel güvenlik gereklerine uyulduğunu gösteren bir semboldür. CE işareti taşıması gereken bir ürüne CE işareti iliştiren veya iliştirilmesinden sorumlu olan gerçek ya da tüzel kişi, söz konusu ürünün ilgili direktif veya direktiflerde yer alan temel güvenlik gereklerine uyduğunu ve gerekli uygunluk değerlendirmesi sürecinden geçtiğini pratik olarak beyan etmiş sayılır.

Toplam 24 yeni yaklaşım direktifinin 21 adedinin CE işareti öngörmesi ve bu işaretin gerek AB içinde ve Türkiye pazarında dolaşan, AB veya üçüncü ülke menşeli tüm ilgili ürünlerde yer alması zorunluluğu nedeniyle, söz konusu işaret ticari bir amaca ve menşe belirlenmesine hizmet etmemektedir.

Yeni Yaklaşım Direktifleri arasında bulunan ve,
  • Üye ülkelerde veya üçüncü ülkelerde üretilmiş tüm yeni ürünlerin,
  • Üçüncü ülkelerden ithal edilen kullanılmış veya ikinci el ürünlerin,
  • Önceden piyasaya arz edilmiş olmakla birlikte. önemli ölçüde değişikliğe uğratılarak yeniden piyasaya arz edilen ürünlerin
CE İşareti taşıması zorunludur.

Yeni yaklaşım direktiflerinin geçiş dönemi öngörmesi halinde geçiş dönemlerinde üretici, ya ilgili direktif hükümlerine ya da ulusal mevzuatındaki ilgili yasalara uygun olarak üretimini sürdürebilmektedir. Bu durumda üretici ürününü piyasaya sürerken hangi mevzuata uyum sağlayarak uygunluk değerlendirmesi sürecini uyguladığını beyan etmekle yükümlüdür. Ancak direktiflerin yürürlüğe girmesi için Türkiye'de öngörülen geçiş dönemleri tamamlanmıştır.

CE işaretini ürüne iliştirmekle ve buna ilişkin gerekli prosedürleri uygulamakla sorumlu olan taraf üreticidir. 4703 sayılı Çerçeve Kanunda üretici, "bir ürünü üreten, imal eden, ıslah eden veya ürüne adını, ticari markasını veya ayırt edici işaretini koymak suretiyle kendini üretici olarak tanıtan gerçek veya tüzel kişi; üreticinin Türkiye dışında olması halinde, üretici tarafından yetkilendirilen temsilci ve/veya ithalatçı; ayrıca, ürünün tedarik zincirinde yer alan ve faaliyetleri ürünün güvenliğine ilişkin özelliklerini etkileyen gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanmaktadır. Üreticinin AB içinde veya bir üçüncü ülkede faaliyet gösteriyor olması bu durumu değiştirmez. Bazı durumlarda(Yeni Yaklaşım Direktiflerinin şart koşması halinde) üreticinin Avrupa Birliği içindeki yetkili temsilcisi de sorumluluk alabilir veya ender olarak karşılaşılan bazı hallerde, ürünlerin AB piyasasında dağıtımından sorumlu olan taraf da (ithalatçı) üreticinin sorumluluğunu üstlenmiş sayılabilir.

CE işaretinin nihai ürün üzerinde veya ürün etiketinde yer alması gerekmektedir. Üretim sürecine ait teknik nedenlerle veya ürün CE işaretinin sahip olması gereken minimum boyutları (5mm den daha küçük) taşımasına imkan vermeyecek ölçüde küçük olduğu için bu mümkün olmuyorsa, CE işareti, ürün paketleniyorsa paket üzerine, veya bu da mümkün değilse ve ilgili direktif ürüne bazı dokümanların eşlik etmesi gerektiğini ifade etmişse, bu dokümanlara iliştirilebilir. Ancak, CE işaretinin söz konusu şekillerde iliştirilme sebebi kesinlikle estetik amaçlar olamaz.

CE işaretinin temel işlevi AB üyesi ülke yetkilileri ile iç piyasadaki yetkililere, dağıtıcılara, tüketicilere ve diğer kullanıcılara ürünün ilgili direktif çerçevesinde uyması gereken kuralları karşıladığı bilgisini vermektir. Bu nedenle işaretin, görünür, ilgili direktiflere uygun ve silinmez olması gerekmektedir.

CE işaretinin kullanılmaya başlanması ile ulusal mevzuatlar çerçevesinde bir ürünün aynı veya benzer gerekleri yerine getirdiğini belgeleyen diğer işaretlerin kullanımı ortadan kalkmaktadır. Farklı durumları belgeleyen; ürünün menşei, ticari markası, kalitesi vb. işaretler, CE işaretinin görünürlüğünü ve silinmezliğini engellemedikleri sürece ürünün üzerinde yer alabilirler. Yani CE işaretlemesi yapılan ürünlerin TSE veya başka işaretlerle tanımlanması yasal olarak zorunlu/gerekli değildir. Yeni oluşturulan teknik mevzuat kapsamındaki ürünler için "mecburi standartların" mecburi olmaktan çıkarılması için ilgili bakanlıkların harekete geçmemiş olmalarına bir anlam verilememektedir.


7. CE İşaretlemesi Prosedürü
Üreticiler ürünlerine CE işaretlemesi çalışmalarına başlarken mutlaka, ürünlerinin hangi direktif/direktifler kapsamına girdiğini tespit etmeli, söz konusu direktifleri incelemeli; direktiflere uygunluk sağlamak için gerekirse üretim proseslerinde veya kontrol yöntemlerinde değişikliğe gitmeli ve belgelendirme için aşağıdaki aşamalar çalışmaları kapsamında hazırlıklara başlamalıdır:

  • Ürünle ilgili Yeni Yaklaşım Direktifi/Direktifleri belirlenir.
  • Şayet mevcut ise, ilgili Uyumlaştırılmış Avrupa Standartları tespit edilir.
  • Uyumlaştırılmış Avrupa Standartları yoksa, ürünün satılabileceği AB üyesi ülke/ülkelerde söz konusu ürünle ilgili hala yürürlükte olan ulusal standartların bulunup bulunmadığını araştırılır. Konu hakkında ulusal standardın olmaması halinde de sektörde geçerli mühendislik uygulamaları esas alınır.
  • Ürünün temel emniyet gereklerine uygunluğunun tespiti için Onaylanmış Kuruluşa başvurulması gerekip gerekmediği belirlenir, direktifler Onaylanmış Kuruluş gerektiriyorsa Onaylanmış Kuruluş seçimi yapılır.
  • Ürünün ilgili Yeni Yaklaşım Direktifinde/Direktiflerinde yer alan temel emniyet gereklerine uygunluğunu tespit etmek için öngörülen uygunluk değerlendirme yöntemi tespit edilir (Modül Seçimi).
  • Ürünün, Ürün Direktifinin gereklerini karşılayıp karşılamadığı araştırılır, gerekiyorsa üründe revizyon yapılarak Ürün Direktifinin gerekleri karşılanır.
  • Teknik Dosya hazırlanır.
  • Uygunluk değerlendirmesini müteakip Uygunluk Beyanı hazırlanır.
  • Ürünün üzerine, etiketine, ambalajına veya beraberindeki belgeye "CE" işaretini doğru olarak iliştirdikten sonra ürün piyasaya arz edilir.


8. Teknik Dosya Hazırlama
CE İşareti ile ilgili Teknik Dosyalarda AB Yeni Yaklaşım Direktiflerinde öngörülen belgeler ve bu belgelerle ilgili olarak düzenlenmiş raporlar aranır. Söz konusu belgeler direktiften direktife farklılık gösterdiği gibi, imalatçının direktifler çerçevesinde CE işareti ile ilgili hangi "modül" ü seçtiğine de bağlı bulunmaktadır. (Tıbbi Cihazlar için EC Type Examination Certificate veya EC Design Examination Certificate, Elektrikli Ev Aletleri için deney raporları gibi...)Üreticilere self deklarasyon hakkı veren direktif kapsamındaki ürünler için, teknik dosya hazırlanmadan ürün üzerine CE işareti iliştirilmesi uygun değildir. Belirlenen her tip için oluşturulan Teknik Dosyada genel olarak aşağıda sıralanan belgeler bulunmalıdır.
  • Ürüne ait genel bir tanımlama
  • Teknik dokümanlar (tasarım hesapları, imalat resimleri,devre şemaları, kullanma kılavuzları vb… )
  • Malzeme sertifikaları
  • Kaynaklı imalat varsa WPS ve WPAR lar
  • Personel sertifikaları (NDT personeli,kaynak personeli vb,)
  • Tasarım sonuçları
  • Ürüne uygulanan kalite kontrol planları
  • Test talimatları
  • Deney Belge ve raporları
  • AT Tip İnceleme Belgesi
  • Kalite Güvence Sistem Belgeleri
  • AT Uygunluk Beyanı
AB'li uzmanlar, iyi hazırlanmış bir kullanma kılavuzunun teknik dosyayı temsil ettiğini belirtmekte ve üreticilerin kullanma kılavuzlarını çok dikkatli bir şeklide hazırlamasını salık vermektedirler. Teknik Dosya, ilgili teknik düzenlemelerde aksi öngörülmemişse, teknik dosya kapsamında üretilen en son ürünün imalatının tamamlandığı tarihten itibaren en az 10 yıl süre ile muhafaza edilmelidir.


9. AT Üretici Uygunluk Beyanı
AT Üretici Uygunluk Beyanında ürünle uygunluğu ilişkilendirilen AB direktif ve standartlarına dair bilgiler yer almalıdır. Bunun yanında uygunluğu beyan edilen ürünlerin tip ve model numaraları, beyanı yapanın adı ve imzası bulunmayan AT Üretici Uygunluk Beyanı' nın kabulü söz konusu edilemez. AT Üretici Uygunluk Beyanı aşağıdaki hususları içermelidir:

  • Üreticinin veya varsa onun topluluk içerisinde yerleşik yetkili temsilcisinin ad ve adresi
  • Ürünün tanımı
  • Harmonize standartlara atıf
  • Yerine göre, uyulduğu beyan edilen spesifikasyonlara atıf
  • Üretici veya onun topluluk dahilinde yerleşik temsilcisi adına taahhütte bulunmaya yetkili kişinin belirtilmesi
  • CE işaretinin iliştirildiği yılın son iki rakamı



10. Piyasa Gözetimi ve Denetimi
Piyasa gözetimi ve denetimi esas olarak, ürüne ilişkin teknik mevzuatı hazırlamaya ve yürütmeye yasal olarak yetkili bulunan kamu kuruluşlarının ürünün piyasaya arzı veya dağıtımı aşamasında veya ürün piyasada iken ilgili teknik düzenlemeye uygun olarak üretilip üretilmediğini, güvenli olup olmadığını denetlemesi veya denetlettirilmesi faaliyetini içermektedir.

Piyasa gözetimini gerçekleştirmek kamu kuruluşlarının sorumluluğundadır. Bu husus özellikle piyasa gözetimi faaliyetlerinin tarafsızlığının garantisi olarak görülmelidir. Piyasa gözetiminden sorumlu kamu kuruluşu piyasaya arz edilen ürünlerin izlenmesini başka bir tarafsız kuruluşa(uygunluk değerlendirme kuruluşlarına) yaptırabilir. Ancak piyasa gözetimi faaliyetleri sonucunda alınan kararlardan tümüyle kamu kuruluşu sorumludur.

Piyasa gözetimi ve denetiminin usul ve esasları ile yetkili kuruluşların bu çerçevedeki yetki ve sorumluluklarını ayrıntılı olarak düzenleyen Yönetmelik, aynı zamanda bu sistemin etkin işleyişinin sağlanabilmesi ve piyasa gözetimi ve denetimi yapacak kuruluşlar arasında yakın işbirliğinin kurulmasını teminen Piyasa Gözetimi ve Denetimi Koordinasyon Kurulunun oluşturulmasını da hükme bağlamaktadır. Piyasa Gözetimi ve Denetimi Koordinasyon Kurulu, Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürü veya Yardımcısının başkanlığı ile Yetkili Kuruluşları temsilen birer temsilciden oluşan ve piyasa gözetimi ve denetimi çalışmalarını organize ederek denetleyen en üst organizasyondur. Bunun dışında yetkili kuruluşlar tarafından Piyasa Gözetimi ve Denetimi Kurulları oluşturulmuştur.

Piyasa Gözetimi ve Denetimi Koordinasyon Kurulunun oluşturulmasındaki temel amaç, ülkemizde tüm ürünlere yönelik olarak kurulması öngörülen yeni sistemin getirdiği sorunların yetkili kuruluşlarla elbirliğiyle aşılması, halihazırda piyasa kontrolleri konusunda bilgi birikimi bulunan ve tecrübe sahibi olan kuruluşlarımızın bu sisteme yeni giren diğer kamu kuruluşlarına destek olmasının sağlanması, yetkili kuruluşların görevi olan piyasa gözetimi ve denetimi konusunun her an gündemde tutularak, etkin bir şekilde izlenmesidir.


11. CE İşaretlemesinin Taraflara Yüklediği Sorumluluklar
11.1. Devletin sorumlulukları
  • Ürünlerin uyması gereken mevzuatı (teknik düzenlemeleri) hazırlar.
  • Mevzuat gerektiriyorsa, ürünlerin test, muayene ve belgelendirmesini yapacak olan kuruluşları görevlendirir.
  • Piyasadaki ürünlerin mevzuata uygun ve güvenli olup olmadığını denetler.



11.2. Üreticinin Sorumlulukları
  • Sadece teknik düzenlemesine uygun ve güvenli ürünleri piyasaya arz eder
  • İlgili mevzuatın gerektirdiği durumlarda, piyasaya arz öncesinde ürününü Uygunluk Değerlendirme Kuruluşu veya Onaylanmış Kuruluş'a götürür.



11.3. Dağıtıcının Sorumlulukları
  • Dağıtıcı, güvenli olmadığını bildiği ürünleri piyasaya arz edemez.



12. CE İşareti İliştirmeden Piyasaya Ürün Arz Etme
CE işareti taşıması gereken bir ürünün bu işareti taşımaması halinde, söz konusu ürün AB pazarı ile Türkiye pazarına arz edilemez. Sadece CE işaretinin zorunlu tutulmadığı üçüncü ülkelere ihraç edilebilir. Bu nedenle gerek yerli ürünler ve gerekse Türkiye Pazarına arz edilmek üzere ithal edilen ürünlerde CE işareti aranmaktadır.

Ürünün, ilgili teknik düzenlemeye uygunluğu belgelenmiş olsa dahi, piyasa gözetimi ve denetimi çerçevesinde yapılan kontroller sonucunda güvenli olmadığının tespit edilmesi halinde, yetkili kuruluş, masrafları üretici tarafından karşılanmak üzere, aşağıdaki önlemleri alır:

a. Ürünün piyasaya arzını yasaklar,
b. Piyasaya arz edilmiş ürünlerin toplanmasını sağlar,
c. Ürüne ilişkin güvensizliğin üretici tarafından giderilmesinin mümkün olduğu hallerde, ilgili teknik düzenlemede belirtilen süre içinde, bu sürenin belirtilmemesi halinde yetkili kuruluşça belirlenecek süre içinde ürünün güvenli hale getirilmesi için üreticiyi uyarır,
d. Ürünün üretici tarafından güvenli hale getirilmemesi veya ürünün güvenli hale getirilmesinin imkansız olduğu durumlarda, taşıdıkları risklere göre kısmen veya tamamen bertaraf edilmesini sağlar.
Yetkili kuruluş, gerekli durumlarda, (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen önlemlere ilişkin kararlarını, gerekçeleri ile birlikte ve bu önlemlerin uygulanmasına katılmalarını sağlamak üzere üreticilere, dağıtıcılara ve üründen kaynaklanabilecek risklerin önlenmesine katkıda bulunacak diğer ilgili taraflara bildirir.

CE İşaretlemesi ile ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı davrananlar hakkında, 4703 sayılı Kanunda belirtilen idari para cezaları uygulanır.


13. Sonuç
Bilindiği gibi Türk insanının en büyük özlemi yıllardır hep "can ve mal güvenliği" olmuştur. Son döneme kadar ekonomik temelli can ve mal güvenliğinin sağlanması için gerekli adımları atmakta gerekli cesareti göstermeyen devlet, siyasal yönetim alanındaki can ve mal güvenliğinin sağlanması için düzenleme yapmakla yetinmiş ve etkili bir denetim mekanizması oluşturamamıştır. Bu durum AB'ye tam üyelik başvurusunda engel oluşturduğu için, ekonomik ve politik temelli can ve mal güvenliğinin sağlanması için AB kriterleri dayatılmaya başlanmıştır. Türk insanının sahip olduğu hakları daha da ileriye götürecek olan bu kriterler AB nin dayatması sonuncunda getiriliyor diye, karşı çıkılması ve geciktirilmesi çok akılcı görülmemektedir.

AB'ne uyum çalışmalarına paralel olarak yeniden düzenlenen Teknik Mevzuat alanında önemli değişikler yapılmıştır. Bu düzenlemeler sırasında Ürün Güvenliği ve Ürün Sorumluluğu kavramları yeni baştan ele alınmıştır.

Ürün Güvenliği konusu, CE işareti taşıyan veya taşımayan tüm ürünleri kapsayan 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun, AB Teknik Mevzuat Sistemine uyumluluğu sağlamak amacı ile;

  • Ürünlerin piyasaya arz koşulları,
  • Üretici ve dağıtıcıların yükümlülükleri,
  • Piyasa gözetimi ve denetimi,
  • Güvenli olmayan ürünlerin piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması veya bertarafı,
  • Uygunluk değerlendirme faaliyetlerinde bulunacak test muayene ve belgelendirme kuruluşlarının çalışma usul ve esasları,
  • Yasa ve yönetmeliklere aykırı davranışlar için uygulanacak yaptırımlar,
  • Uygulamalarla ilgili olarak, AB Komisyonuna, AB üyesi ülkelere ve diğer AB kuruluşlarına yapılması öngörülen bildirimler
gibi konuları düzenleyecek şeklide hazırlanmış ve 11 Ocak 2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Ürün Sorumluğu konusu ise, yine CE işareti taşıyan veya taşımayan tüm ürünleri kapsayan 4082 sayılı kanunla değişik 4077 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanununda ele alınarak AB ile mevzuat uyumuna gidilmiştir.

Teknik mevzuat hazırlama süreci büyük ölçüde tamamlanmış ve sıra mevzuatın uygulanmasına gelmiştir . Türkiye'deki CE işareti uygulamalarında çok ciddi sorunların yaşandığı görülmektedir. Bir tarafta Yetkili Kuruluşlar tarafından Onaylanmış Kuruluş olarak atanan kuruluşların başvuruları AB Komisyonu tarafından olabildiğince geciktirilmekte, diğer yandan üreticiler CE işaretlemesine geçmek için ulusal Onaylanmış Kuruluşların faaliyetlerine başlamasını beklediklerini ilan etmektedir. Öte yandan 4703 sayılı Çerçeve Kanun ve Yeni Yaklaşım Direktifleri yürürlüğe girmiş olmasına rağmen çoğunlukla uygulamalara yansımamakta, Yetkili Kuruluşlar yaptıkları piyasa gözetimi çalışmalarında yasa ve yönetmeliklere aykırı davranan üreticilere yasa ve yönetmeliklerin öngördüğü yaptırımları uygulamak yerine firmaları uyarmakla yetinmektedir. Bugün için firmaları zorlamamak olarak algılanan Yetkili Kuruluşların davranış biçimi, uzun vadede bu firmaları sorumluluk altına iteceğinden çok tehlikelidir. CE işaretlemesi ile ilgili yasa ve yönetmelikler yürürlükte olduğundan, şu anda piyasaya arz edilen ürünlerden doğabilecek kaza veya zararlar için yasa ve yönetmelikler yine üreticileri sorumlu tutulacaklar ve zararları tazmin etmeye ek olarak piyasaya CE işaretsiz ürün arz etmekten de ceza alacaklardır. Bunun yanında yasal şartlar CE işaretini zorunlu kıldığından ve CE işareti olmayan yerli ürünlerin pazara girmesi yasal olarak engelleneceğinden Türkiye Pazarı AB menşeli ürünlere terk edilmektedir. Buna kimsenin hakkı yoktur.

CE işaretlemesi olayı son derece teknik bir olaydır ve mevzuat sistemimize yeni girmiştir. Gerek üreticiler, gerek tüketiciler ve gerekse de piyasa gözetimi ve denetimi yapan elemanlar konu hakkında yeterli bilgi birikimine sahip değildir. Bu nedenle Yetkili Kuruluşlar ortak bir "toplumu top yekun eğitme" kampanyası düzenleyerek, hem toplumu ve hem de kamu kuruluşlarını bu konuda bilinçlendirme çalışmalarını daha etkin bir hale getirmek durumundadırlar.


14. Kaynaklar
  • 4703 Sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun
  • "CE" Uygunluk İşaretinin Ürüne İliştirilmesine ve Kullanılmasına Dair Yönetmelik
  • Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik
  • Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları İle Onaylanmış Kuruluşlara Dair Yönetmelik
  • Teknik Mevzuatın ve Standartların Türkiye İle Avrupa Birliği Arasında Bildirimine Dair Yönetmelik
  • A.ÖZGENÇ Kazan ve Basınçlı Kaplar Açısından CE İşareti - Tesisat Dergisi- Mart 2004
  • A.ÖZGENÇ-Türkiye'de CE İşareti Gerçekten Başladı mı?-Mühendis ve Makine Dergisi Sayı:529
  • A.ÖZGENÇ- 97/23/AT Basınçlı Ekipmanlar Direktifi (PED) Açısından Risk Analizi - Tesisat Dergisi-Nisan 2004
  • A.ÖZGENÇ- 97/23/AT Basınçlı Ekipmanlar Yönetmeliğine Göre CE İşaretlemesi- Tesisat Dergisi-Haziran 2004
  • A.ÖZGENÇ - Piyasa Gözetimi ve Denetimi Üzerine, Tesisat Dergisi, Ağustos 2004
  • A.ÖZGENÇ - CE İşareti ve Piyasa Gözetimi - Dünya Gazetesi Özel Eki, 11 Ağustos 2004
  • A.ÖZGENÇ - Kullanma Kılavuzu Hazırlama Esasları - Termodinamik Dergisi, Ağustos 2004
  • A.ÖZGENÇ - Ticarette Teknik Engeller, AB Standardizasyon Kuruluşları ve Avrupa Standartları - MakineTek, Ocak 2005
  • A.ÖZGENÇ - Onaylanmış Kuruluşlar ve Uygunluk Değerlendirme Faaliyetleri-Tesisat Dergisi-Ekim 2005, Doğalgaz Dergisi Kasım-Aralık 2005
  • www.dtm.gov.tr
  • www.tse.org.tr



Makalenin Eklenme Tarihi : 5.1.2007




  Ana Sayfa | Hakkımızda | Ürünler | Servis | Referanslar | İletişim | Site Haritası Tüm hakları saklıdır. erensan° 2007